Otomobilime 'şekil' yap!

Yayın Kanalı: 
Akşam Gazetesi
Yayın Tarihi: 
29.09.2013
Amerikan televizyonları için çekilen ve ülkemizde de gösterilen Pimp My Ride ya da Counting Cars gibi otomobil restorasyonu programları, tutkunlarınca ilgiyle takip ediliyor. ‘Dökülen’ otomobilinizi tarzınıza uygun restore ettirmek için ‘West Cost Custom’a ya da Danny Koker’e gidemiyorsanız üzülmeyin. Bursa’nın İnegöl İlçesi’nde İsmail Yıldız var!

Yaklaşık 35 senedir yurtdışı ve Türkiye’de ‘antika araç restorasyonu’yla ilgilenen İsmail Yıldız, Pimp My Ride ya da Counting Cars gibi haberimizin spotunda belirttiğimiz programların en sıkı takipçilerinden. Klasik araçları restore ediyor ama sadece bunlarla da sınırlamıyor kendini. Eski model bir itfaiye aracından tutun da karavan yapımına kadar geniş bir yelpazeye sahip. 

Antika otomobillere çok küçük yaşta merak sarmış. Önceleri hurda diyebileceğimiz bisikletlerle başlamış ‘yeniden hayat verme’ işlemine. Ardından motosiklet modifiye etmeye geçmiş. Zamanla ustalaşmış ve çok sevdiği otomobillere el atmış... 

DEMİRLERLE YOĞRULDUM!
İsmail Yıldız, “Önce yeni modellerle başladım. Ama zamanla klasik otomobillere merak duyduğumu fark ettim. İyi ki içimdeki bu merakı keşfedebilmişim. Bugüne kadar demirlerle yoğruldum. İşim en büyük hobim oldu” diyor. Yıldız, hurdaların arasından neredeyse unutulmaya yüz tutmuş parçaları Ankara ve İstanbul’da bulunan hurdalıklardan elde ediyor. Bulamadığı parçaları, freze makinelerinde kendisi üretiyor. 
Yapım aşaması oldukça meşakkatli geçiyor. “Önce otomobili, son cıvatasına kadar hiç pas kalmaması kaydıyla tamamen söküyoruz. Bütün boyayı, paslarını temizleyip tekrar boya atıyoruz. Attığımız boyalar kaliteli fırında iki, üç kez sertleştiriliyor; daha uzun süre dayanması ve güneşte solmaması için.” 

ZEBRA İSTER MİSİNİZ?
İsmail Yıldız’ın atölyesinden çıkan otomobilleri gördüğünüzde etkilenmemeniz elde değil. Çünkü her biri ayrı bir tasarım, ayrı bir sanat eseri adeta. Zebra desenli mi istersiniz, ahşapla metalin uyumunu mu? 11 kişilik bir ekiple çalışıyor. Beş yılda 20’den fazla araç restore etmiş. İsmail Bey’e “Arabasını alıp size gelen olursa ne olur?” diyoruz. “Önce inceleriz. Parçaları nasıl ve ne kadar süre içinde elde edebileceğimize bakarız. Çünkü bizim yapamayacağımız ve Türkiye’de bulunamayacak parçalar da var. Bazen Amerika ve Almanya’dan parçalar getirtiyoruz... Mesela şu an elimde bir Chevrolet Impala var. 3 ay sonra teslim edeceğimiz…”
Yıldız’a ‘Pimp My Ride’ ya da ‘Kont’un Arabaları’ gibi programları izleyip izlemediğini sorduğumuzda, “Onlar süper… Tam anlamıyla profesyoneller. Ama bizden daha şanslılar çünkü onların elinde çok parça var ve çok daha kolay ulaşıyorlar.” 
Peki, o böyle bir programın parçası olmak ister mi? Sorumuza kısa yanıt veriyor: “Teklif olsa elbette yaparız ama bizim şartlarımızda her hafta bir araç yetiştirmek mümkün değil. Dediğimiz gibi yurtdışında hem talep çok hem de parça ve malzeme kolay bulunuyor.”
Şimdiye kadar çok uçuk bir restorasyon isteğiyle karşılaşmamış; yaptıkları tasarımlarda müşteriyle birlikte karar veriyorlar. Sonuçtan ve gelen tepkilerden oldukça da memnun. “İşin en zevkli kısmı o” diyor. Onun için en büyük mutluluk, restore ettiği arabaları bitirip yaptığı eseri seyretmek, gelen övgüleri almak.

EMİNE BIYIK
emine.biyik@aksam.com.tr